Manchester’ın gök mavili azizleri…

Manchester’ın gök mavisi benim için büyülü bir güzellik demek – Ege Atis

(29.11.2021)

Ege Atis

Spor liglerini yakından takip eden biri olarak, İngiliz futbolunu incelemek en büyük hobim. Günlük yaşantımda Premier Lig maçlarını takip etmeyi çok seviyorum. Manchester City’nin tutkulu bir taraftarıyım ve kulüp içi tüm gelişmeleri yakından takip etmeye gayret ediyorum. Bu yazımda Manchester’ın gök mavili temsilcisinin kuruluş öyküsünü detaylarıyla kaleme alıyorum.

Manchester City’nin kuruluşu St. Mark’s Church of England üyeleri tarafından 1880 yılına dayanmaktadır. St. Mark’s Church of England üyeleri, kulübü West Gorton adı altında kurmuştur. (FIFA 2013’te City için alternatif St. Mark’s West Gorton forması mevcuttu). O dönem kilisede bulunan Anna Connell iki kilise bekçisi ile birlikte yerel çete şiddetini ve alkolizmi önlemek adına sporun gücüne sarılmaya karar verir. Bu sebeple kilise ilk olarak bir kriket kulübü kurmuş ancak mevcut hava koşulları nedeniyle beklenen etkiyi göremeyince çareyi futbolda aramıştır.

St. Mark’s West Gorton

Takımın ilk maçı 23 Kasım 1880’de kayıtlara geçmiştir. 1887 yılında Ardwick Association Football Club adını aldıktan sonra 16 Nisan 1894 tarihinde Manchester City ismini almıştır. 1899 yılında Second Division (dönemin 2. Ligi)  şampiyonu olarak, Manchester City ismiyle 1. Lige yükselmiştir. 1904 yılında ilk kez FA Cup şampiyonu olmuş ve ilk büyük başarısını elde etmiştir. Aynı dönem lig şampiyonluğuna çok yaklaşılmış ancak takım ligi 3 puan farkla ikinci sırada tamamlamıştır. Manchester City bu başarılara ulaşan ilk Manchester ekibi olarak kayıtlara geçmiş ve tarihe bir çentik atmıştır. Bir sonraki sezonda mali usulsüzlük iddiaları gündeme gelmiş ve pek çok oyuncu kulüpten ayrılmıştır. Yaşanan gelişmelere ilaveten 1920 yılında Hyde Road’da çıkan yangın nedeniyle kulüp 1923 yılında Maine Road’a (stadyum) taşınmıştır.

Manchester’ın gök mavili ekibi, ilerleyen dönemde başarılı grafiğini sürdürmüş ve FA Cup’ı yeniden kazanmıştır. Bu süreçte İngiliz Futbol Tarihi’nde bir rekor daha kayıtlara geçmiştir. Manchester City, günümüzde İngiliz futbol tarihinin en kalabalık takip edilen maç rekoruna sahiptir. Rekor ise 84,569 kişidir. Kulüp 1934’ten 1963 yılına kadar inişli çıkışlı bir grafik göstermiş ve 1963 yılında küme düşmüştür. Takvimler 1970 yılını gösterdiğinde Manchester City hem Avrupa Kupa Galipleri Kupası’nı hem de lig kupasını kazanmış ve aynı sezonda bu başarıya ulaşan 2. İngiliz ekibi olmuştur.  

1970 – 1980 yılları kulüp tarihinin bir diğer çalkantılı dönemi olarak bilinmektedir. 80’li yıllarda kulüp 7 teknik direktör değiştirmiş ve sistem oturtamamıştır. (Olaya spor kuruluşları açısından bakıldığında ciddi bir istikrarsızlık olduğunu çok net görebiliyoruz). Bunlara ek olarak yönetimsel problemler nedeniyle Manchester City 80’li yıllarda iki kez küme düşmüş ve 1989 yılında teknik direktörlük görevine Peter Reid getirilmiştir

1992 yılı Manchester City için yeni bir maceranın başlangıcı olmuştur. (Bir önceki yazımda Premier Lig’in kuruluş öyküsünü sizlerle paylaşmıştım. Arzu ederseniz okuyabilirsiniz). Manchester City, Premier Lig’in kurucu kulüpleri arasında yer almıştır. Kulüp ilk sezonu 9. sırada bitirmiş ve 3 sezon boyunca ligde kalmıştır ancak 1996 yılında küme düşmüştür. 90’lı yıllar kulüp tarihi için oldukça kırılgan geçmiştir. 1996 yılında küme düşen City, 1998 yılında bir kez daha küme düşmüş ve tarihinin en başarısız noktasına ulaşmıştır. Bu neticeyle birlikte Manchester’ın mavi ekibi, Almanya’nın Magdeburg takımından sonra mücadele ettiği ülkede, üçüncü lige düşen ikinci Avrupa Kupa Galipleri Kupası şampiyonu olarak kayıtlara geçmiştir.

2000’li yıllara gelindiğinde Manchester City bir kez daha Premier Lig’e geri dönmüş ve 2002-2003 sezonu City için Maine Road’daki son sezon olmuştur. Kulüp, Manchester United’a karşı oynanan derbiyi 3-1’lik skorla kazanmış ve 13 yıl aradan sonra deyim yerindeyse şeytanın bacağını kırmıştır. Kulübün web sitesinde Maine Road’da oynanan son derbiye yönelik oldukça güzel bir içerik mevcut. Merak edenler için linkini paylaşıyorum.

https://www.mancity.com/features/last-derby/

2003-2004 sezonu öncesi kulüp yeni inşaa edilen Manchester Şehir Stadyumu’na taşınmış ve City yeni evinde oynadığı 4 sezonda ligi orta sıralarda bitirmiştir.

Thaksin Shinawatra, (Tayland’ın eski başbakanı) 21 Haziran 2007 tarihinde, 81.5 milyon pound’a Manchester City FC hisselerinin % 75’ini satın alarak otomatik olarak kulübün başkanı ve sahibi durumuna gelmiştir. Ancak o dönem ülkesinde yaşadığı politik sorunlar sebebiyle mal varlıkları dondurulmuştur. Çok ilginç bir hikâye zinciri söz konusu. İlaveten hem askerî hem de siyasi boyutları olduğu için burada detaylarını aktarmıyorum. Merak edenlerin araştırmasını tavsiye ederim.

2008 yılı kulüp tarihi için altın dönemin başlangıcı olarak önem taşımaktadır. Thaksin Shinawatra yaşadığı politik ve maddi sorunlar nedeniyle kulübü Abu Dhabi United Group’a 210 Milyon Sterlin karşılığında satmıştır. Bu satışın ardından tahmin ettiğiniz gibi City oldukça farklı bir vizyona, maddi güce kavuşmuştur. İlaveten yeni yapılanma sürecine girmiş ve ilk önemli transferini Real Madrid’den Robinho’yu 32.5 milyon sterlin karşılığında renklerine katarak gerçekleştirmiştir.

Roberto Mancini

2009 yılında gözünü yükseklere diken Manchester’ın mavi ekibi, transfere tam 100 milyon pound harcamış ve kadrosuna Carlos Tevez, Joleon Lescott, Emmanuel Adebayor, Kolo Toure gibi yıldızları katmıştır. Teknik direktörlüğe ise ülkemizde de Galatasaray’ı çalıştırmış olan Roberto Mancini getirilmiştir. City bu hamleler sonrası başarılı bir grafik sergilemiş ve 2011 yılında FA Cup’ı 2012 yılında ise ligi şampiyon olarak tamamlamıştır. 2011-12 sezonu tarihe geçmiş olan unutulmaz maçlara sahiptir. Manchester City, Tottenham’ı White Hart Lane’de 5-1, Manchester United’ı ise kendi evinde (Etihad) 6-1 mağlup etmiştir.

2012 şampiyonluğunu hatırlarsınız diye düşünüyorum. City bir ara ezeli rakibi Manchester United’ın 8 puan gerisine düşmesine karşın, rakibi ile puan farkını eşitlemiş ve sezonun son maçında efsanevi bir geri dönüşle şampiyon olmuştur. Queens Park Rangers maçını fırsatınız olursa izlemenizi öneririm.

Manuel Pellegrini

2012-13 sezonunda yeni hedefler belirleyen kulüp yönetimi, Şampiyonlar Ligi ve diğer kulvarlarda istediği başarıyı elde edemeyince Roberto Mancini ile yolları ayırmıştır. Dönemin BBC editörü David Bond, Mancini’nin hem yönetim hem de oyuncularla olan kötü iletişimi nedeniyle görevden alındığını iddia etmiştir. Manchester City 2013 yılında bir başka teknik direktör arayışına girmiş ve Şili’li Manuel Pellegrini ile 3 yıllık sözleşme imzalamıştır. Pellegrini döneminde bir Premier lig şampiyonluğu, bir de lig kupası (o dönem ki adıyla Capital One Cup) şampiyonluğu kazanılmıştır.

Kulüp bu 3 yıllık dönemde Şampiyonlar Ligi’nde istikrarlı bir performans göstermiş ancak 2 kez son 16 turunda, 1 kez ise yarı finalde kupa dışı kalmıştır. Manchester City taraftarı olarak Pellegrini dönemini başarılı bulduğumu ifade etmeliyim. O dönem izlediğim maçların, Mancini dönemine nazaran daha keyifli olduğunu hatırlıyorum. Gerek takım içi güçlü iletişim, gerekse saha içi dinamik ekip ruhu oldukça kaliteli bir oyun izlememizi sağlıyordu.

Pep Guardiola

Günümüzde 2016 yılı kulüp tarihinin açık ara en başarılı çağlarının başlangıcı olarak kabul görmektedir. Uzun yıllardır beklenen rüya sonunda gerçekleşmiştir. Pep Guardiola ile 3 yıllık sözleşme imzalayan City, rüzgarı arkasına almıştır. Pep ile ilk yıl çalkantılı geçse dahi sezon 3. sırada tamamlanmış ve Şampiyonlar Ligi’ne doğrudan katılım hakkı elde edilmiştir.

2017-18 sezonunda Premier Lig’i 100 puanla şampiyon tamamlayan Manchester City, lig tarihinin 100 puanla şampiyon olan ilk takımı olmuştur. Aynı sezon Carabao Cup kazanılmış ve takımın efsanesi olan Sergio Aguero kulüp tarihinin en skorer oyuncusu ünvanını almıştır. Amazon Prime Video’da yer alan “All or Nothing: Manchester City” belgeselini izlemenizi öneriyorum (detaylı görüşlerimi Youtube kanalımda aktardım).

2018-19 sezonunda gelenek bozulmamış ve City aynı başarılara erişmiştir. 18-19 sezonunu oldukça iyi hatırlıyorum. City, Liverpool ile kıyasıya bir rekabete girmiş ve yarışı zorda olsa kazanmıştır. O dönem yılbaşı haftasında City, en önemli rakibi olan Liverpool’un oldukça gerisine düşmüş, ancak ocak ayında Etihad’da oynanan kader maçını 2-1 kazanınca puan farkını dörde düşürerek umutlarını canlı tutmuştur.

John Stones, çizgide yaptığı kurtarışla kulübün ve ligin kaderini şekillendirmiştir. Arzu ederseniz görüşlerimi Youtube’da dinleyebilirsiniz. 2019-20 sezonu City için büyünün bozulduğu yıl olarak kayıtlara geçmiş ve Pep Guardiola’nın öğrencileri ligi Liverpool’un 18 puan gerisinde 2. sırada tamamlamıştır. Tüm bu başarılar yaşanırken, Manchester City kulüp sahiplerinin ve taraftarlarının hayallerini süsleyen Şampiyonlar Ligi’ni henüz kazanamamıştır. 2020-21 sezonu kulüp için en ideal sezonlardan biri olmuştur.

Premier Lig rahat bir şekilde kazanılmış ve Şampiyonlar Ligi’nde adeta yenilmez bir takım imajı ortaya çıkmıştır. 20-21 sezonunda (17-18 dönemi sonrası) tüm futbolseverler Şampiyonlar Ligi’ni gök mavilerin kazanacağını düşünüyordu. İlaveten spor programları ve yayınlarında City, açık ara favori kabul ediliyordu. Ancak Thomas Tuchel dehası, Pep Guardiola’yı ve ben dahil tüm City taraftarlarını mat ediyordu. Kaybedilen Şampiyonlar Ligi finali, Thomas Tuchel – Pep Guardiola rekabeti ve çeşitli detaylar hakkında fikirlerimi Youtube kanalımda anlattım. Dinlemek isterseniz kanalıma göz atabilirsiniz.

Arma ve renkler dikkat çekiyor…

Manchester City’nin iç saha renkleri gökyüzü mavisi ve beyazdır. Geleneksel dış saha forma renkleri ise genellikle ya kahverengi ya da kırmızı – siyah olmuştur. Ancak son yıllarda farklı renklerinde kullanıldığı bilinmektedir. Yaptığım araştırmalarda kulübün iç saha renklerine ait kökenin tam olarak belli olmadığına eriştim. Öte yandan 1892’den beri mavi rengin kullanıldığına dair kanıtların olduğu da iddia ediliyor.

Malcolm Allison

1940’lı yıllarda yayınlanan Famous Football Clubs – Manchester City isimli bir kitapçıkta, West Gorton’un (St. Marks) başlangıçta kırmızı ve siyah renkleri kullandığı ve 1884’ten kalma raporlarda da üzerinde beyaz renkte bir haç bulunan siyah formaları kullandığı belirtilmiştir. Kitapçıkta eski teknik direktör yardımcısı Malcolm Allison’un, AC Milan’ın renklerini (kırmızı – siyah) benimsemenin City’e başarı getireceğine inanmasından ötürü kırmızı ve siyah renklerin kabul edildiği yer almıştır. Allison’un teorisi işe yaramış ve Manchester City kırmızı – siyah renkli formayla çıktığı 1969 FA Cup finalini, 1970 Football League Cup finalini ve 1970 UEFA Kupa Galipleri Kupası’nı kazanmıştır.

Manchester City güncel logosunu 2016 yılında kullanmaya başlamıştır. Ancak daha önce 3 farklı arma kullanılmıştır. Kulüp 2011 yılına kadar büyük maçlarda Manchester şehrinin sembolü olan bir logoyu kullanmış ancak 2011 FA Cup finalinde formaların ön kısmında kulüp logosu kullanılmıştır. 1997 yılında bambaşka bir tasarım benimsenmiş ve logoya altın bir kartal eklenmiştir. Bu radikal değişikliğin sebebi bir önceki logonun ticari olarak tescilinin yönetim tarafından zor olduğunun düşünülmesiydi.

1997 yapımı logoda kullanılan altın kartal, eski hanedan sembolünü temsil etmiş ve Manchester Kanalı’nı temsil eden gemi figürü yerini tarih boyunca kullanılan tüm logolarda korumuştur. 1997 yılında yapılan logoda gemi figürünün alt yarısında, Irwell, Irk ve Medlock nehirlerini simgeleyen üç şerit kullanılmıştır. İlaveten logonun en altında, Latince “Superbia in Proelio” yani “savaşta gurur” sloganı yer almıştır. Bildiğiniz gibi Manchester City bir dönem, çeşitli ürünlerinde “Pride in Battle” sloganını kullanıyordu.

15 Ekim 2015 tarihinde yaşanan gelişmeler ışığında, 1997 yılından bu yana kullanılan armaya gelen eleştirileri kabul eden kulüp yönetimi logo değişikliğine gidileceğini açıklamış ve hemen ardından güncel arma kullanıma sunulmuştur.

Kupalara baktığımız zaman…

Manchester City bildiğiniz gibi son yıllarda yükselişine tam gaz devam ediyor. Kulüp tarihine baktığımız zaman, gök mavili ekibin günümüze kadar İngiltere Ligi’ni (günümüzde Premier Lig) 7 kez, FA Cup’ı 6 kez, lig kupasını (günümüzde Carabao Cup) 8 kez, FA Community Shield’ı ise 6 kez kazandığını biliyoruz. Kupaların kazanıldığı yılları ve sezonları ayrı ayrı yazmıyorum. Arzu ederseniz araştırabilirsiniz.

Kurumsal yönetim anlayışı dikkat çekiyor…

Bildiğiniz gibi Manchester City 2008 yılında Abu Dhabi United Group’a satılmıştı. Bu sebeple Arap milyarder Sheikh Mansour Bin Zayed günümüzde kulübün sahibi konumunda. Bunlara ilaveten kulübün başkanlık görevini ise Khaldoon Khalifa Al Mubarak gerçekleştiriyor. Kendisi aynı zamanda Sheikh Mansour ve ailesinin baş danışmanı olarak görev yapmakta.

1 Eylül 2012 tarihinden günümüze ise kulübün Ceo’luk görevini Ferran Soriano gerçekleştiriyor. Soriano, Pep Guardiola ile birlikte geçmişte Barcelona’da çalışmıştı. Ufak bir bilgi aktarmam gerekirse, Soriano geçmişte her fırsatta Guardiola’yı takımın başına getirmek istediğini belirtmiştir. 2012 yılında Guardiola Barcelona’dan ayrıldıktan sonra, City (Ferran Soriano aracılığıyla) Pep Guardiola ile temasa geçmiş ancak görüşmelerden sonuç çıkmayınca anlaşma sağlanamamıştır. Kulübün özellikle 2012 yılından günümüze hem altyapı yatırımları hem de güçlü transfer hedeflerinden ötürü yönetim kademelerine ciddi şekilde önem verdiğini görebiliyoruz.

Bitirirken…

Üniversitede bitirme projem spor ekonomisi alanındaydı. Tezimi İngiltere Premier Lig’i üzerine hazırlamıştım. Manchester City taraftarı da olunca araştırmalar yapmak ayrı bir keyifli olmuştu. Manchester’ın gök mavili azizlerine olan tutkum hiç azalmadı. Bu yazımda siz değerli okurlarıma dünyanın en iyi kulübü olarak gördüğüm Manchester City’nin tarihini kendi tarzımla harmanlayıp aktardım. Yorumlarımı kattığım detaylı halini Youtube kanalımda ve Spotify’da bulabilirsiniz. Tarihe ve spora olan tutkunuzun hiç bitmemesini dilerim.

Gelecek yazımda buluşmak dileğiyle…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: