Dikkatimi çeken proje…

Siz kimsiniz ? Hırslarınızın kurbanı, hedefe aslanı koymuş bir kuş mu ? Yoksa ne pahasına olursa olsun yerini korumaya çalışan bir aslan mı ? – Nejat İşler / Kuş Uçuşu

(19.06.2022)

Ege Atis

Pandemi hayatlarımıza girdiğinden beri farklı arayışlar içine girdik. Kendi kabuğumuza çekilip, çeşitli hobilere merak sardık. Dijital platformlar bu süreçte olmazsa olmaz bir yer edindi. Görsel dünyayı hobilerimiz ve bilgi birikimlerimiz için önemli buluyorum. Bazı yapımlar deyim yerindeyse bizi içine çekiyor. Anlatılan konuyla birlikte oyuncuların performanslarına ve olay örgüsüne pürdikkat odaklanıyoruz. İşte böyle durumlarda daha çok keyif aldığımızı düşünüyorum. Bu yazımda, dikkatimi çeken bir proje hakkında görüşlerimi aktaracağım.

X ve Z kuşağı karşı karşıya…

Kuş Uçuşu’nu senaryosu ve tüm detaylarıyla çok beğendim. Ay Yapım imzası taşıyan dizi, farklı hayat biçimlerine sahip X kuşağı üyesi idealist bir haberci ile Z kuşağı üyesi genç bir kadının çarpışmasını ekranlara taşıdı. Yönetmenliğini Deniz Yorulmazer’in üstlendiği, senaryosunu Meriç Acemi’nin kaleme aldığı, başrollerini ise Birce Akalay, Miray Daner ve İbrahim Çelikkol’un paylaştığı proje Netflix’te izleyenlerle buluştu. Neşat İşler’in seslendirmeleri ise projeye ayrı bir güzellik kattı.

Diziyi benim gözümde derin ve farklı bir noktaya koyan unsur, kuşak çatışmalarının medya dünyasında işlenmesi oldu. Ben, bir medya profesyoneli ile aynı evde büyüdüm. Haliyle çocukluğumdan beri bu sektörün dinamiklerini öğrenmiş biri olarak dizide pek çok noktayı pürdikkat takip ettim. Örnek vermem gerekirse, Kenan’ın (İbrahim Çelikkol) ısrarla haber atlatma isteğine karşı Lale’nin (Birce Akalay) konuyu teyit ettirmeden haber yapmaması, bilinenin aksine sosyal medyanın her konuda doğru olmadığını çok güzel bir şekilde gösterdi.

İlaveten haber toplantılarının çekildiği kısımlara ve Lale’nin seminerde paylaştıklarına ayrıca dikkat ettim. “Gerçek neyse haber odur” sözüyle, dürüst ve objektif haberciliğe vurgu yapılması çok başarılıydı. Medya sektöründe dik durabilmek ve saygınlık kazanmak zordur. Bu, benim dikkat ettiğim önemli unsurlardan biri. Dizide Lale karakterinin saygın ve sevilen biri olması, karakterini bozmadan yolunda devam etmesi çok etkileyiciydi. Kurgu bile olsa, Lale karakteri bir izleyici olarak fazlasıyla saygımı kazandı.

Birçok güzel sahne ve replik hatırlıyorum ancak en dikkat ettiğim ve empati kurduğum sahne son bölümde yaşandı. Lale’nin oyuna gelmeyip işi bozması ve “Olmuş olmak değil, olma yolculuğu aslında bütün mesele. Yani insan kendine, pırıltısına değil de işine aşık olmalı diye düşünüyorum ben” sözleriyle ekrana vedası benim için açık ara en iyi kısımdı. En iyi diyorum çünkü günümüz medya dünyasında Lale Kıran gibi duruşunu bozmayan habercilere hasret kalmış durumdayız.

Tüm bunlara ek olarak, çekim yapılan mekanlar dikkatimi çeken bir diğer unsur oldu. Mon5 Tower (dizideki adı) başta olmak üzere İstanbul’dan güzel kesitler gördük. Kamera açıları ve çekimleri gayet iyiydi.

Dipnot…

Günümüzde pek çok insan geleneksel haber kaynaklarının (gazete, dergi, tv, radyo…) işlevini yitirdiğini ve dijital mecraların hüküm sürdüğüne inanıyor. Bundan dolayı bilgi kirliliğinin oldukça fazla yaşandığına ve haber teyidinin önemsenmediğine şahit oluyoruz. Açıkçası bu düşünceye katılmıyorum. Geleneksel kaynakların önemi halen çok önemli ve gelecekte de öyle olacağı görüşündeyim. Japonya bu konuda çok güzel bir örnek.

Gelelim başrollere…

Birce Akalay, oyunculuğu ve zarif kişiliği ile saygı duyduğum bir isim. Oynadığı rolleri ekrana son derece iyi yansıttığını düşünüyorum. İbrahim Çelikkol’u da yıllardır başarılı projelerde görüyoruz ve tanıyoruz. Duruşunu bozmayan, saygın ve sevilen bir isim. Akalay ve Çelikkol ikilisi, geçmişten gelen dostlukları ve oynadıkları projelerdeki uyumları ile biliniyor. Kuş Uçuşu’nu kitlelerin sevmesinin bir diğer önemli nedeni ikilinin projedeki uyumu ve başarısı oldu. Ben de izlerken aralarındaki kimyayı ve iletişimi oldukça beğendim. Diziye farklı bir hava kattıklarını ifade etmeliyim. Tebrik ediyorum ve başarılı projelerinin devamını diliyorum.

Dünyayı salladı…

Kuş Uçuşu yayına girdiği günden bu yana önemli başarılara erişti. Dizi Netflix’in en çok izlenen 10 film sıralamasında dördüncü sıraya yerleşti. Fransa ve Almanya’da en çok izlenen üçüncü, İtalya’da da dördüncü sırada yer aldı. Ayrıca ikinci haftasında 18 milyon 310 bin saat izlenerek Netflix’in “Dili İngilizce Olmayan Diziler” listesine 2. sıradan girdi. Kutluyorum ve şimdiden 2. sezonu merakla bekliyorum.  

Görüş…

Bildiğiniz gibi dizide medya sektörünün işlenmesi benim açımdan en dikkat çekici noktaydı. Kariyerine muhabirlikten başlamış X kuşağı üyesi idealist bir haberci ile dijital çağın içine doğmuş, onu çok iyi bilen bir Z kuşağı üyesinin çarpışması bana günümüzü anımsattı. Sosyal medya platformlarının pratik olduğu bilinen bir gerçek. Bu sayede gençlerin, istediklerini elde etmesi eskiye nazaran çok daha hızlı oluyor. Ancak bu hız, çok önemli noktaların atlanmasına sebep oluyor. Lale’nin Aslı’ya muhabirlikten başlayıp bu noktaya geldiğini anlatması çok önemliydi. Dizi icabı bile olsa Aslı’nın armut piş ağzıma düş misali Lale’nin yerine geçme hırsını son derece yanlış buldum.

Dijital mecralar popüler olsa dahi fark yaratmak için medyanın her kademesinde bulunmak gerekir diye düşünüyorum. Çünkü televizyon haberciliği bana göre dijitale (Youtube vb) benzemiyor. Bugün bir kanal kurup şöhret olmak mümkün, ancak köklü bir kurumda, mesleğin tozunu yutmuş bir şekilde habercilik yapmak ve dirsek çürütmek çok başka. Ne yazık ki günümüzde sosyal medya fenomeni adı altında lüzumsuz işler yapan onlarca kişi bulunuyor. Kaliteli içerik üretenlere saygım sonsuz ancak çoğunluğu itici buluyorum. Satırlarımdan kimin tarafında olduğumu anlıyorsunuz. Ben, Lale Kıran’ın tarafındayım. Evet, teknoloji deyim yerindeyse onların elinde ve bu bir güç ama Z kuşağı ne yaparsa yapsın X kuşağının bıraktığı etkiye ve sahip olduğu tecrübeye bu kolaycılıkla erişemez görüşündeyim.                  

Bitirirken…

Film ve dizi dünyasına ilgili bir kişi olarak yeni projeleri izlemeye ve bir yandan da gözlemlemeye gayret ediyorum. Bu yazımda sizlere oldukça beğendiğim bir projeyi görüşlerimle birlikte aktardım. Sanata karşı olan tutkunuzun hiç bitmemesini dilerim.

Bir başka yazımda görüşünceye dek sağlıkla kalın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

WordPress.com.

Yukarı ↑

%d blogcu bunu beğendi: